Bundan 26 yıl önce vizyona giren Er Ryan’ı Kurtarmak, bugün hâlâ II. Dünya Savaşı üzerine yapılmış en güçlü filmlerden biri olarak anılıyor. Yönetmen Steven Spielberg ve ses tasarımcısı Gary Rydstrom’un yaratıcı ortaklığı sayesinde film, sinemada ses kullanımı anlamında adeta bir ders niteliği taşıyor.

Spielberg, bu filmle seyirciye gerçekçi bir savaş deneyimi yaşatmayı hedefliyor. Filmin başlarındaki meşhur Omaha Sahili sahnesini hatırlayalım. Seyirci, film başlar başlamaz kendini bir anda gümbür gümbür bir savaşın ortasında buluyor.
Bu ve devamındaki pek çok sahnede yapılan görsel ve işitsel tercihler, seyirciye oradaymış hissi veriyor. Askerler suya daldığında dışardaki seslerin yok olması, Komutan Miller’ın yakınlarında bir top mermisi patladığında geçici duyma kaybı yaşamasıyla etraftaki seslerin boğuklaşması gibi tercihler bu hissiyatı pekiştiriyor.
Hem aksiyonun hem de duygusal yoğunluğun coştuğu sahnelerde rastlamaya alışık olduğumuzun aksine, bu filmin savaş sahnelerinde seyirciyi yaşadığı öznel deneyimden koparacağı düşüncesiyle müzik kullanılmıyor.

Filmde kullanılan silah sesi efektleri, filmin geçtiği döneme ait gerçek silahlar ve mühimmat kullanılarak kaydediliyor. Ayrıca, ses efektleri filmin genel etkisinde çok önemli bir rol oynadığından, gösterim yapacak sinema salonlarına ses seviyelerini yüksek tutmaları talimatı veriliyor.
Er Ryan’ı Kurtarmak, 71. Akademi Ödülleri’nde En İyi Yönetmen, En İyi Görüntü Yönetimi, En İyi Kurgu ödüllerinin yanı sıra En iyi Ses ve En İyi Ses Efekti Kurgusu ödüllerinin de sahibi oluyor. Hiç şüphe yok ki, aradan geçen bunca zamana rağmen izlerken yarattığı etki hiç azalmıyor.