Diyalogların açıkça işitilebilir olması seyirci olarak en temel beklentilerimizden biridir, değil mi? Ses ekiplerinin de titizlikle gayret gösterdiği en temel konulardan biri de bu, şüphesiz. Yönetmen Christopher Nolan, bu beklentiyi kabul ediyor ancak tamamen karşılamak zorunda da hissetmiyor kendini.
Son zamanların en olaylı filmlerinden Oppenheimer’ın ardından bazı diyalogların duyulmadığı yönünde epey eleştiri almış olsa da bu Nolan için ilk değil. Daha önceki birçok filminde de anlaşılmayan diyaloglar vardı. The Dark Knight Rises’da Bane’in (Tom Hardy) ya da Tenet’te Protagonist’in (John David Washington) oksijen maskesi taktığı sahnelerdeki konuşmaları mesela.
Nolan’ın açıklamasına göre diyalogların iyi duyulmamasının iki temel sebebi var. Birincisi, ADR (additional dialogue replacement) kullanmaması. Post prodüksiyon aşamasında düzenlemek üzere, diyalogların kayıt kabininde/stüdyosunda yeniden kaydedilmesine ADR diyoruz. Nolan bunu yapay bulduğu için tercih etmiyor.
Bazı lâfların anlaşılmaması pahasına yalnızca performans anında kaydedilen sesleri kullanıyor. “Oyuncunun daha sonra tekrar seslendirmesi yerine, o anda gösterilen performansı kullanmayı seviyorum. Bu, bazı insanların katılmadığı sanatsal bir seçim” diyerek bunun aslında kendi tercihi olduğunun altını çiziyor.

Performans anında kaydedilen diyalogların iyi işitilmemesinin sebebi ise, IMAX kameralar kullanması ve bu kameraların çok gürültülü olması. Nolan sineması için IMAX çoktan olmazsa olmaz hâline geldiğine göre -öyle ki IMAX diyince Nolan, Nolan diyince IMAX geliyor akla-diyalogları tamamen duymak isteyen seyirci, filmi altyazılı izlemek zorunda.
Çoğumuz bu filmleri zaten altyazılı olarak izlediğimiz için sorunu fark etmemiş olabiliriz ama başta Amerikan seyircisi olmak üzere, filmleri orijinal dilinde izleyen seyircinin ciddi bir kısmı bu konuda kıyametleri kopardı. Öyle ki bazı sinema salonları kapılarına, ses sistemlerinde bir sorun olmadığını, filmin seslerinin böyle tasarlanmış olduğunu açıklayan notlar asmak zorunda kaldı.
“Ses sistemimiz düzgün bir şekilde çalışmaktadır. Christopher Nolan müziğin vurgulandığı bir ses tasarımı yapmıştır. Sesin bu şekilde duyulması tercih edilmiştir.”